|
|
 |
Barok dönemin ünlü bestecisi
Johann Sebastian Bach’ın (1685-1750) “250. Ölüm Yılı”na
rastlaması nedeniyle 2000 yılı içerisinde tüm dünyada resitaller,
konserler, sempozyumlar, konferanslar düzenlenmiştir. Ankara
Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü BACH KOROSU’nun
oluşturulmasına bu bağlamda karar verilmiş, hazırlıkların ardından
ilk çalışma 17 Kasım 2001 tarihinde Ahmet Taner Kışlalı Sanat
Evi’nde gerçekleştirilmiştir.
Haftada iki gün yapılan düzenli çalışmaların ardından,
Mayıs 2002 içerisinde “Bahara Bach’la Merhaba !” teması
altında Ahmet Taner Kışlalı Sanat Evi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi,
Ankara Üniversitesi Kültür ve Sanat Evi, Türk-Amerikan Derneği ve
Türk-İngiliz Kültür Derneği’nde açıklamalı konserler sunularak
çalışma mevsimi başarıyla kapatılmıştır. Bu konserlerin ardından,
BACH KOROSU türlü olumlu eleştiriler alarak övgü derlemiştir.
BACH KOROSU, J. S. Bach’ın Müziğine tutku duyan
koristlerden oluşan amatör bir korodur. Koro, Bach ağırlıklı olmak
üzere diğer bestecilerin de yapıtlarını eşlikli ve özgün dillerinde
seslendirmeyi ilke edinmiştir. Bir diğer ilke ise, konserler
sırasında izleyiciyi bilgilendirmektir. Bu bağlamda konserler,
açıklamalı olarak saydamların yansıtıldığı görsel-işitsel düzende
gerçekleştirilmektedir. BACH KOROSU 2003 yılı programını “3
B’leri Tanır mısınız ?..” teması altında; Bach, Beethoven ve
Brahms’ın yapıtlarından oluşturmuştur. 2004 yılı için ise “Bach’tan
Öncesi, Bach’tan Sonrası” temasını seçmiş bulunmaktadır.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğretim üyesi ve sanat yazarı Prof.
Dr. Erhan KARAESMEN’in 28 Mayıs 2002 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde
“Festivaller, Korolar ve Sponsorlar” başlıklı makalesinden BACH
KOROSU’na ilişkin alıntı, koro müziğinin önemine çok güzel
açıklık getirmektedir:
“...Ankara Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü’nün J.S. Bach Korosu,
Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin kubbelerle örtülü, dingin, insancıl
duygularla insanı buluşturmaya yatkın mekanında nefis bir konser
verdi. Bu koro, yaşları daha da küçük bir avuç sevimli gencecik
öğrenciden oluşuyor. (...) Bu çerçevede koro denen olayın bir
toplumun sanatsal-kültürel gelişme çizgisini yansıtış biçiminin
altını çizmek gerekir. Klasik müzik çok üstün bir uygarlık olayıdır.
Gelişmekte olan toplumlarda zor algılanabilir türden bir akıl ve
duygu birlikteliğinin katıksız bir sentezidir. İnsan sesi bu derin
uygarlık olayında rahat seferber edilebilişi ve bir araya
getirilebilişiyle çok önemli bir yardımcıdır. Koro, üstün zevklere
gidiş yolunu açan alçakgönüllü ama anlamlı bir kapıdır. Ülkemizde
Bach Korosu tipi topluluklardan binlercesi bulunmalıydı. Uygarlık
yolunda çok mu fazla şey istedik...”
|